15 Kasım 2013 Cuma

Sarhoş Ve Müezzin

Sarhoş Ve Müezzin

Sarhoş'un biri, şarabın tesiriyle bir camiye girer ve dua etmeye başlar:

- Yarabbi! Beni Cennetine koy, bana köşklerini ver, bana kevseri ver, bana hurilerini ver... 

Bu yakarmaları işiten müezzin, sarhoşun yakasından tutarak:

- Ey akıldan, dinden gafil, senin camide işin ne? Sen ne yaptın ki, Allah'tan hem de bu sarhoş halinle dilyorsun? Hiç yakışıyormu?

Sarhoş bu sözleri işitince başlar ağlamaya ve:

- Müezzin efendi, müezzin efendi... ben sarhoşum, yakamdan elini çek, bana ilişme, dokunma bana, incitme beni, kırma kalbimi. Unutma, bilmiyorsan bil. Cenab-ı Hakk'ın rahmetinden lütfundan günahkar kullarıda ümitlenir. Benim sana sözüm yok, ben senden mi istiyorum. Tevbe kapısı açıktır. En büyük yardımcı Allah'dır. O öyle lütuf sahibidir ki, O'nun lütfunun, rahmetinin büyüklüğü yanında kendi günahımı büyük görmeye utanıyor, günahıma büyüklük veremiyorum.

dayan!.


Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim..Önce duruyorum... Sonra susuyorum... İçimden çıkan lafların etrafı ,yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime.. sonra Yan! diyorum içime!...Sadece sen yan! Ve Dayan! diyorum gönlüme!... Herkes mutlu olsun! Sen dayan!..HZ.MEVLANA

.....


GEL.


seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin başladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyor musun?

beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek.

odamı süsleyen ellerini uzat,
hazzından dile gelsin bastığın halı..
açılsın sevincinden perdeler kat kat..
ışık ve ateş senin için yanmalı..

sonra çevir düğmesini, radyonun
sevdiğin musiki dolsun odama,
dinle şarkısını büyük koronun,
beni düşün! beni düşün ağlama..

içimden bir ses diyor ki sabret..
sonu gelecek bu yalnızlığın,
bütün aynalar gülecek elbet,
açılacak kapılar ansızın..

yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..

yakınsın yalnızlık kadar,
uzaksın yakınmış gibi,
sensiz yaşadığım yıllar
bu kadar güzel değildi.

yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel !!
alıntı,

12 Kasım 2013 Salı

İÇİMDEN GEÇENLER

Gözlerim çağlayan oldu,bastıramıyorum feryatları mı
Yüreğim labirent sanki,içinde dönüp durmaktayım.
Ne geri dönebiliyorum,nede yol alabiliyorum.
Güzel mevlam sonunda seni bulmak var biliyorum.
Beni bende bırakma Allahım senden gayrisini,
yüreğimde bırakma...
Sana doğru yola çıktım,sürünerek geliyorum.
Sana ulaşmam için yardım et bana...SAİME
 

GÜLE

Gül nazlıdır,

Gül zariftir.

Gül sevgi ister.

Gülü sevip koklayabilmek için dikeninden tutmak gerekir.

Dikeninden tutup o acıya katlanmazsan gülü koklayamazsın,

Dikenini koparıp gülü eline alırsan bu sefer güle zarar verirsin

Yani gülü incitmeden sevebilmek için,dikeninden tutmak gerekir

Ama ne kadar tutabilirsinki gül uğruna dikeni?

Gül için dikeni tutarsan kendine zarar verirsin,

Güzel olanda budur işte,gül için dikenin o acı verici ızdırabına katlanmak…

Eğer gülü seviyorsan,koklamak istiyorsan dikenin verdiği acıya katlanırsın,dikeninden sımsıkı tutarsın.

Vermemek için gülü hoyrat ellere, öyle tutarsın ki dikeninden, avucunda damla damla kan akmaya başlar

Ama sen aldırmazsın akan kana, acıyı hissetmezsin bile, çünkü seviyorsun,hep koklamak istiyorsun.

Ve gül;

Gülün ömrü az olur ya,

Hayatta kalabilmek için toprak ister ,su ister.

İşte senin ona olan sevginde burda belli olur.

Avucunu toprak,akan kanı su eylersen o zaman gül, mis kokusundan vermeye devam eder.

Avucundaki diken ve akan kan damlaları seni bitirip tüketsede razısın çünkü seviyorsun.

Kanın her damlası yüreğinden akmaktadır.yürek gülü sevdiği için durmadan kanı göndermeye devam eder.

Ama bu; diken ya.

hain çıkar, kanın bir bölümünü gülün ihtiyacı için saklar,diğer bölümünüde akıtıverir kara topraklara…

Yürek ise kanın bitmesine aldırış etmeden söneceğini bile bile son damlasına kadar dayanıp kanı gönderir güle.

Tek isteği gülün yaşamasıdır.

Ve herşeyden vazgeçip kendini feda eder gülü için…

EYYY SEVGİLİ!!!

Çöllerde kalmayı sevdim Seninle...
Yalnızdım,kalabalıklar içinde...
Her şeyde Sen'in sanatını görmeyi sevdim ben...
Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim..
Yıldızlarda nurunu,güneşte narını,ateşte harını bulmayı sevdim... 
Aziz oluşunu,Kadir-i mutlak oluşunu sevdim..
Settar oluşunu sevdim...
Öylesine güzel bir sırdaştın ki
Sen,kimselere bir sırrımı vermedin..
Günahıma rağmen yücelttin beni..
Şeref ikram ettin..
Ekremül-ekreminsin..
Kulunu sevmeni sevdim ey Rabbim..
Ben unuttum,unutmadın..
Ben adını anmadım,yine de bırakmadın..
Yüceler yücesi aşkına karşılık vermek varken,
Seni bırakıp başkalarına yandım..
Yinede vazgeçmedin benden..
Sevdin beni oysa,ben Sana kul bile olamadım..
Nankörlük ettim..
Yine de nimetlerini esirgemedin...
Şikayet eden,sızlanan,dert yanan hep ben oldum.
Sen sevdin beni...
Bense vefasız bir sevgiliydim..
Kıymetini bilemedim...
Affet ALLAH'ım…